Blog

Flutter ile mobil uygulama geliştirme

Bu yazımda flutter tecrübemden ve bunun sonucunda mobil uygulama geliştirirken flutter kullanmalımıyız bundan bahsedeceğim

Flutter önceki yazılarımda da bahsetmiştim Google’ın mobil uygulama geliştirmek için tek bir platforma mobil uygulamayı geliştirmeye imkan sağlayan platformunun adı diyebiliriz. Flutter aslında google ın çok eskiden beri kullandığı Dart programlama dilini kullanıyor. Flutter hakkında geniş bilgiyi https://flutter.dev/ den edinebilirsiniz.

Şimdi gelelim çok samimi eleştirilerime;

Öncelikle flutter ile mobil uygulama geliştirmek zevkli ve heyecan verici. Özellikle başlarda. Hem android hem ios için aynı anda kod yazmak çok güzel. Bir taşla 2 kuş vurmak tam buna denir. Google’ın yani flutter ın sunduğu şey standart android ve ios da yapılan herşeyi burada da yapabiliyor olmanız.

Sistem aslında dart dosyalarından oluşuyor. İlk olarak çalışan bir main.dart dosyanız var ve bu dosya içinde geliştirmeye başlıyorsunuz. Temel olarak her screen için bir dart dosyası oluşturarak ilerleyebilirsiniz. Tasarımınızı ve business logic dediğimiz iş yapan kodlarınız herşey bu kod içinde bulunabiliyor. Zaman içinde sisteme aşina oldukça tekrarlayan kodlarınızı class mantığında ayrı dart dosyalarınıza koyup oradan çağırıyorsunuz.

Bu yazımda aslında flutter ile nasıl mobil uygulama geliştirilir den daha çok ne gibi sıkıntılar yaşadım ondan bahsetmek istiyorum daha çok. Çünkü flutter development zaten her yerde anlatılıyor. Ancak bu flutter ı kullanmalımıyım o konuda net çok fazla şey yok.

Öncelikle çok dikkatli olmalı ve yazdığınız her kodu hem android hem ios da her aşamada test etmelisiniz. Bazı kütüphaneler birbiri ile çakışabiliyor ve siz android de işin sonuna kadar geldiğinizde ve ios a baktığınızda bir türlü ios derleyemediğiniz bir konumda kendinizi bulabilirsiniz. Bu çok üzücü ki herşeyi baştan neden ios da çalışmıyor diye ele alamanız anlamına geliyor. Yani aslında tek yerde yaz ikisinde de sıkıntısız çalışsın diye bir durum yok malesef. Özellikle pubspec.yaml yani projenin kullandığı kütütphanelerin dosyasına dokunuyorsanız her seferinde fluttter clean yapıp sonra xcode build yapılması için flutter run ı ios sumulator için çalıştırmanızda fayda var. Nedense flutter geliştirenler önce android de yapıp en son ios build almaya çalışıyor ama bence beraber olmalı. İşte bu yüzden de sürekli bir mac de çalışmanız ihtiyacı ortaya çıkıyor.

Tabiki tek developer avantajı bulunsada bence flutter developer ios uygulama geliştirmedende android uygulama geliştirmeden de biraz anlıyor olması lazım. Ios – Xcode da çıkan problemleri çözmesi gerektiği kadar android de çıkabilecek sorunları da çözebiliyor olması lazım. Google, Android Stuidio ile de Flutter kod yazımını destekliyor olması ve Android konusunda öncü olmasından mıdır bilmem ama Android derlemelerinde pek sorun yaşamadım. Ancak Ios konusunda ios kod geliştirme konusunda sıkıntım olmamasına rağmen burada Xcode build lerde çok uzun süre beklemeler, tıkanmalar, donmalar ve hatalar ile karşılaştım. Özellikle pod install süreçlerinde çakışmalar ve kütüphanelerrin uyumsuzlukları gibi sorunlar insanı çileden çıkarıyor.

Son olarak şu görüşe vardım. Basit ve çok kütüphane kullanmadan yapabileceğiniz uygulamalar flutter için biçilmiş kaftan gibi ama gelişmiş ve kritik uygulamalar yapıyorsanız flutter da aldığınız bir hatadan dolayı takılıp kalma riskini göze alırmısınız? Ben açıkcası alamam. Ama yinede şans vermenizi tavsiye ederim. Tam olarak gerçek bir uygulama yapmadan da bunu göremezsiniz. Basit bir projenizde şans verin. Farklı görüşleriniz var ise lütfen yorumlarınızı bekliyorum.

Bu yazımı yazarken hala ios un Launching… ini bekliyorum. Nerde tıkandı yine neden tıkandı belli değil. Yeni sıfır bir proje açıp run dediğinizde ne güzel çalışıyor oysa ki…


Mobil Uygulama Geliştirme Kolaylaşıyor Mu?

Daha önceki bir yazımda Flutter dan bahsetmiştim. Son zamanlarda detaylı inceleme ve birkaç uygulama yapma şansım oldu. Oldukça beğendiğimi ve sıkıntı yaşamadığımı ama öğrenim sürecinin eski yöntemler ile native mobil uygulama geliştirenler için çokda kolay olmadığını belirtmek isterim. Genel olarak tüm dünyada Flutter a karşı güven artıyor. Daha önce bu tarz bir güveni ben React Native e karşı hissetmemiştim. Plugin bağımlılığı ve yaşanan sıkıntılar bizi soğutmuştu ve tamamen ios için XCode da Swift dilince ve Android için Android Stuidio da Java veya Kotlin dillerinde yazıyorduk. Uzun zamandır bu şekilde devam ediyor ancak sıkıntımız işin bu şekilde çok zor olmasıydı. Her projede Android ve Ios u baştan yazmak hem kaynak dolayısı ile maliyet hem de uygulamaların farklı ellerden çıkmasında dolayı bazı farklılıklar oluşmasına sebep oluyordu. Şöyle örnek vereyim Android hızlı gidiyorsa Ios onu bekliyor yada özellik olarak biri diğerini geçebiliyordu.

Son zamanlarda tasarım aracı olarak Figma kullanıyoruz. Şimdi size eskiden veri devam eden tasarımdan canlıya alıma kadar süren bu yöntemi kısaca göstereyim.

Eski Yöntem – Android ve Ios Ayrı

Süreci görüyorsunuz. XCode ve Android Studio aşamasında mobil uygulama yazılımına başlandığında uygulamayı yazanlar yan yana dahi otursa sonuçların ne kadar farklı olduğuna defalarca şahit oldum. Ayrıca her mobil uygulama yazılımcısının eski yaptığı işlerden bir kütüphanesi, işi hızlandırmak için bazı ekran tasarımları, kod yapıları olsada her işte sıfırdan ekranlar uygulamada oluşturuluyor ve uygulama mantığı baştan ele alınıyor.

Flutter’da tek bir ortamda Dart dilinde yazıyorsunuz ve çıktı aynı olmakla kalmıyor üstelik Native e derlediği için performans olarakda bu eski yönteme göre bir eksisi olmuyor.

Şimdi gelin yeni yönteme ve sürecin nasıl işlediğine bakalım.

Yeni Yöntem – Flutter – Android Ios Tek Yerde

Görüyorsunuz bu sefer iş direk aslında maliyet olarak yarıya düşmüş gibi görünüyor.

Benim son zamanda gözlemlediğim aslında böyle değil. Bence yarıdan daha fazla kazanç söz konusu.

Flutter da UI hazırlamak bence mesela XCode StoryBoard da yada Android Studio da layout hazırlamaktan daha kolay. Layout larda değişiklik yapmak ve layout ları kod ile birleştirmekdee Flutter da daha kolay. Dolayısı ile şöyle bir hesap yapabiliriz.

Diyelim bir mobil uygulama yazmanız gerekiyor ve hesap yapmaya başladınız. Kapsamlı bir iş diyelim. 1 ayda yani 20 iş gününde anca ekranları hazırlıyorsunuz. 2 ay yani 40 iş günüde yazılım sürecek. Bu Android ve Ios için genelde aynı çıkar.

Sonuçta

Android toplam 60 iş günü
Ios toplam 60 iş günü.

Genel Maliyet buradan hesaplanır ve 120 birim maliyet çıkar.

Flutter da ise bir baktınız aslında ekranlara 20 değil 15 günde hazırlanabilecek gibi ve kod açısından da 40 iş günü değil 35 iş gününde halledebiliyorsunuz. Bunun daha az zaman aldığını Flutter da biraz ilerledikten sonra göreceksiniz. Belki bundan bile daha az zaman alacak ama ben şimdilik bu şekilde yazdım.

Sonuçta Flutter da

Android+Ios toplam 50 günde işi bitirebiliyoruz.

120 günden 50 güne düşürmek hem maliyet hem zaman açısından uygulama geliştirenlere ve girişim amaçlı fikrini hayata geçirmek isteyenlere kolaylık sağlayacak diye düşünüyorum.

Ben standart iş yapan birçok projede bunu artık tavsiye ediyorum. Ancak bazı projeler vardır ki o projeler direk Swift yada Kotlin/Java değil dahada native C de yazmanız gerekir. C. de yazılan kodu derler Swift veya Java dan çağırırsınız. Bu tip çok ileri seviye bazı projelerde Flutter tavsiye etmeyebilirim. Ama uygulamaların %99 u zaten bu tarz uygulamalar değil. Düşünsenize Google ın tüm mobil uygulamaları çok uzun zamandır Flutter da geliştiriliyor. Arayüz ve performans olarak ne kadar iyi sonuçları var hepimiz kullanıyoruz günlük hayatta bu uygulamaları. Örneğin tüm dünyada 50 milyon kullanıcısı olan Alibaba tüm uygulamalarını Flutter’a geçirdi ise bizler, bu dünya devleri bunu tercih ediyorsa, neden bir şans verip Flutter kullanmayalım. Ben denemeler yapmadan yada gerçek uygulamalar geliştirmden böyle önerilerde bulunmam. O yüzden tüm çalışmalarımı yaptıktan sonra sizlere bunları yazmak istedim.


Mobil uygulama ile beraber web sitesi ve web uygulaması da gerekli mi?

Herkese merhaba,

Bu konu çok sorulduğu için değinmek istedim. Çünkü web uygulamasının artıları olduğu gibi eksileri de var aslında. Bunları bir uygulama yaparken düşünmek lazım.

Önce artılarından bahsedilim ya da neden web tarafına ihtiyacımız var. Yapacağınız uygulamaya göre tabi değişir ama uygulamanın bir tanıtım sayfası, hakkında, gizlilik ilkeleri ve kullanıcı sözleşmesi gibi sayfaların bulunduğu bir web sitesine ihtiyaç duyacağız zaman zaman. Sebebi de bu bilgilerin artık google ve apple tarafından isteniyor olması. Uygulamaların gizlilik ve sözleşme sayfaları yok ise olumlu karşılanmıyor ve mobil reklamlar kısıtlanabiliyor ya da kaldırılabiliyor uygulamanızdan. Apple ve Google bunları kullanıcılarını korumak ve app hakkında ne haklara sahip bilmek için istiyor.

Tanıtım sitesi yapmak dışında mobil uygulamanızın tüm özelliklerini içeren bir web uygulaması yapıp yapmama konusunda kararsız kalıyorsanız şunları düşünerek karar verebilirsiniz.

Mobil uygulamada reklamdan gelir elde etmek istiyorsanız web tarafının olması bu gelirinizi bir miktar düşürebilir. Web sitesine gelen kullanıcıları mobil uygulamayı indirmeye yöneltmek daha iyi bir çözüm olabilir. Ancak büyük çaplı ve ya global bir uygulama yapıyorsanız bu durumda her platformda hizmet sunmak için web uygulaması da düşünebilirsiniz. Çünkü burada amaç reklamdan daha çok kullanıcılara en iyi hizmeti her kanaldan vermek olacaktır.

Web sitesini yapmayı benim tavsiyem sona bırakın. Eğer yapacaksanız işleri fazlandırın. Backend oturduktan ve uygulamalarınız hayata geçtikten sonra da web sitesi yapıp yapmamaya her zaman karar verebilirsiniz.

Bazı durumlarda ise web den başlamak ve android/ios u sona bırakmak tercih sebebi olabiliyor. Bu genelde eldeki imkanlar ile de alakalı tabiki. Önce bir yapı otursun belli şeyleri tecrübe edelim, şu anda elimizde web yazılımcısı mevcut buradan başlayalım gibi konulardan dolayı web öne çıkarak mobil uygulamalar sona bırakılabiliyor.

Ben hangisi önce ya da hangisi sonra buna şu iyidir demek istemiyorum. Bu konuda kesin bir karar yok ancak mobil uygulamalardan başlamak da bazen daha maliyetli olabiliyor. En iyisi yapacağınız işin hedef kitlesine göre hareket etmek tabiki. Kullanıcılar en çok hangi kanaldan gelecek bunu düşünerek bir karar vermek en doğrusu.

Umuyorum bir miktar faydalı olmuştur yazdıklarım. Sorularınız var ise bu konu ile alakalı bu sayfanın altındaki yorum kısmına yazabilirsiniz. Her soruyu en kısa sürede cevaplamaya çalışıyorum.


Native ama hızlı mobil uygulama geliştirme(React vs Flutter)

Merhaba,

Hybrid vs Native arasındaki farkları anlatmıştım. Artık hybrid deki kötü performansı kimse istemiyor bunda hemfikir olduğumuzu sanıyorum. Bu yazımı okumayanlar buradan okuyabilir.
https://ferhatbalaban.com/hybrid-vs-native/

Bu yazımda native mobil uygulama yaparken nasıl daha hızlı yaparız konusuna değineceğim.

Biliyorsunuz native app , yada bilmeyenler için kısaca anlatayım 🙂 , android uygulaması android studio da Java yada Kotlin dilleri ile yazılırken, Ios uygulaması ise Xcode da Swift yada Objective-C ile yazılıyor. Son zamanlarda daha çok swift tercih ediliyor.

Tamam bunda bir sorun yok ama bir uygulamayı yazmak için 1 backend, 1 android 1 ios yazılımcısı gerekiyor ve maliyetler artıyor. Teknoloji artık çok hızlı ilerliyor ve her firmanın, her girişimin bir mobil uygulaması olmaya başladı. Bu nedenden herkes bir arayış içinde.

Native performansı olsun, ancak nasıl daha hızlı hem ios hem android için kod geliştirebilirim?

Herkes bu arayış içinde ve maliyetleri azaltırken aynı zamanda daha hızlı uygulamalar çıkarmak peşinde. Bunun içinde karşımıza ortak bir dilde tek yerde kod yazabileceğiniz ama sonuçta kodu android için ayrı ios için ayrı bir native koda dönüştüren 2 platformdan bahsedeceğim. React Native ve Flutter.

React Native, Facebook tarafından başlatılmış bir proje ve 2015 yılında açık kaynak olarak açılarak herkesin kullanımına sunuldu. O günden bu yana birçok kullanıcı kitlesine ulaştı.

Flutter ise 2017 yılında Google tarafından duyruldu ve kullanımı giderek artıyor.

Şimdi bu 2 mobil uygulama platformunun geleceğinden, farklarından ve biz eğer bir ortak dilde yazıp bu işi yapmak istiyorsak hangisini seçmeliyiz bundan bahsedeceğim.

Öncelikle benim görüşüm şu oldu bugüne kadar. Bu tip ortak dilde yazılan ve sonuçta android ve ios uygulama üreten sistemlere ben biraz uzak durdum ve uzaktan izledim. Mesela react native de yazılmış uygulamalar geldi karşıma ve insanların bazı sorunları kolay çözemediğini ve tıkandığını gördüm. Yeri geldiğinde framework yetersiz kalınca gerçek native ile kod yazma ihtiyaçları ortaya çıktığına şahit oldum. Native de bize basit gelen hataların framework ün kendisinin ayrı bir yapısı olduğundan ve iyi bilinmeyince çözülemediğini gördüm. Ancak dert o kadar büyük ki bu arayış devam ediyor ve bunu gören google da kendisi android i desteklemesine rağmen Flutter ı çıkartarak bu derde bir çözüm sunduğunu göstermiş oldu. Çünkü ios içinde google ın hazırladığı birçok mobil uygulama var ve bu dertden tüm dünya gibi onlarda çekiyor.

Programlama dili olarak React Native, javascript dilini kullanırken (tabi kendine ait bir yapısı ve kuralları var yine frameworkün), Flutter ise Dart programlama dilini kullanıyor. Dart yine Google ın 2011 de geliştirdiği bir dil ve kullanımı çok yaygın değil ama javascript oldukça yaygın. Bu açıdan React Native , Flutter a göre biraz daha avantajlı görünüyor. Buradan React Native e +1 veriyorum.
Sonuç: React 1 – Flutter 0

Teknik altyapı olarak React Native js altyapısına dayandığından ve native e çevirirken biraz köprü vazifesi gören bir sistem üstünden çevirim yapıyor ve kötü performans verebiliyor ancak Flutter kendi içinde hemen hemen tüm native kütüphaneleri barındırdığından native sistem ile haberleşmek için ayrı birşeye ihtiyaç duymuyor. Bu konuda Flutter +1
Sonuç: React 1 – Flutter 1

Kurulum konusunda React Native NPM(Node Package Manager) ile daha rahat kurulurken Flutter bu konuda biraz manuel kurulum aşamasında kalmış. En kısa zamanda iyileştireceklerini düşünsemde React Native bu konuda +1
Sonuç: React 2 Flutter 1

Proje Hazırlığı konusunda Flutter hem android hem ios için daha açıklayıcı bilgilere sahip. Mesela React da IOS dökümantasyonu biraz zayıf. Ayrıca Flutter da yer alan flutter doctor her kontrolü yaparak hazır olup olmadığınızı denetliyor. Bu konuda Flutter +1
Sonuç: React 2 – Flutter 2

UI (Arayüz) ve Development API konusunda ise native bileşenlere sorunsuz ulaşmak çok önemli. React native UI bileşenleri ve bazı native erişim API ı sunsada birçok konuda 3rd party yani dışarıdan eklenen plugin lere ihtiyaç duyuyorsunuz. Herkes kendi en iyi plugin ini yapmaya çalışıyor ya da bulmaya çalışıyor. Başkalarının geliştirdiği bu plugin ler hatalı kalabildiği gibi bir süre sonra destek kesilebiliyor ve projeniz de siz bu plugin i geliştirmediğiniz için zor durumda kalıyor. Flutter da ise kendi içinde ihtiyaç duyacağınız hemen hemen herşey var. Bence bu aslında +3 ve bir yazılımcı için en önemli şey. Hatta benim react native e uzak durmamdaki sebeplerden biri bu. Hadi yinede adil olsun diye bu maddeye de Flutter +1 diyelim.
Sonuç: React 2 – Flutter 3

Geliştirme Hızı konusunda yazılımcı js biliyorsa React Native(RN) de hızlı kod geliştirebiliyor. Js bile çok yazılımcı var ama RN için bence js den daha çok kendi kuralları olduğu için RN bilen kişi aranıyor. Js bilmesi avantaj tabi ama kurallar çok iyi öğrenilmesi lazım. Flutter da ise Dart dilinin öğrenilmesi lazım. Çok zor değil ancak çok yaygın değil. Flutter yaygınlaştıkça bu açığı kapatacak görünüyor ancak şu an için RN +1
Sonuç: React 3 – Flutter 3

Destek konusunda React Native daha önce çıktığı ve daha çok kullanıldığı için daha büyük bir kitle tarafından destekleniyor. Bu konuda yine Flutter geriden gelse de açığı kapatması bekleniyor.
RN +1
Sonuç: React 4 – Flutter 3

Test konusunda React Native de birkaç 3rd party çözüm var ancak Flutter bu konuda kendi içinde çok güzel çözümlere sahip. Cihaza aktarmadan uygulamanızı test tool ları üzerinden deneyip test edebiliyorsunuz.
Flutter +1
Sonuç: React 4 – Flutter 4

Yayına alma konusunda React Native de otomatik çözümler yok ancak Flutter CLI ile build (derleme) ve release (yayına alma) işlemleri yapabildiğiniz gibi Fastlane ile otomatik build ayarları yapabiliyorsunuz. Bunun nasıl yapılacağı güzel anlatılmış. React da da fastlane kullanılabilir ama dökümantasyon konusunda zayıf gibi geldi bana. Sonuç olarak bu konuda Flutter +1
Sonuç: React 4 – Flutter 5

Bakım ve Sürekli Geliştirme konusunda React Native de yine detaylı birşey bulamadık ancak Flutter da bu konuda gerekli bilgiler mevcut ve CLI ile yapılabiliyor. Bu sayede hataları giderip kullanıcılar teste açma , geri bildirim alıp tekrar teste gönderme süreçleri daha hızlı ilerliyor.
Flutter +1
Sonuç: React 4 – Flutter 6

Sonuç olarak iki sisteminde kendi artıları eksiler var. Flutter daha avantajlı görünüyor. Bu konuda ona bir şans vermeyi düşünüyorum. Bazı mobil uygulamaları Flutter ile yapıp denemek lazım. Ancak bu tip framework ler sonuçta Google da geliştirse Facebook da geliştirse bir şekilde bir yerlerde tıkanmanıza yol açabiliyor. İçeride React ya da Flutter bilen yazılımcılar olması gerekiyor. Bu konuya eğildiğinizde ve tüm yazılım dilinizi değiştirmeye başladığınızda sonradan sorun yaşarsanız kötü olabiliyor.

Basit ve sıfırdan yapılacak uygulamalarda bu yöntemlere şans verilirken. Kritik uygulamalar bence hala gerçek ait olduğu yerde yazılmalı. Sonuç olarak hiçbir ara framework gerçek native de yazmak gibi olmayacaktır. Orada ne isterseniz yapacağınız kesinken bu ara tek dilde yazalım framework leri hep bir firmaya birilerine ihtiyaç duyacağınız anlamına geliyor. Örneğin facebook kapanır yada React Native i bırakırsa ne olacak? Çok kritik bir app yapıyorsanız sizde mi bırakacaksınız ya da komple sıfırdan mı yazacaksınız. Ya da Google, Flutter a gerektiği önemi vermez ise?

Ancak şu da var. Şans da vermek lazım. Flutter’ın geleceği parlak gözüküyor. Mesela Alibaba flutter a geçmiş ve çok memnunlar bu video yu izleyebilirsiniz.

Karar vermek zor ancak dediğim gibi basit kurgusu olan bazı app ler Flutter ile yapılabilir. Benim düşüncem bu yönde. Neden bilmem ben React Native e zaten ısınamamıştım sorunlarından dolayı. Şimdi daha heyecanlandım Flutter ile.

Alibaba, Flutter ile 50 milyon üzerindeki kullanıcıya uygulama geliştiriyor.


Yönetilebilir mobil uygulamalar

Merhaba,

Bu yazımda olmazsa olmaz bir konudan bahsedeceğim. Yönetim paneli nedir ? Nasıl olmalıdır? Neler içermelidir?

Önce nedir bundan başlayalım. Yönetim paneli genelde atlanan bir konu oluyor bu yüzden bu konuya değinmek istedim. Bir mobil uygulama yada web sitesi yani online olarak çalışan bir uygulama yapmak istediniz diyelim. Bu uygulama yaptığı işe göre değişir ama her online çalışan uygulamanın bir yönetim sistemine mutlaka ihtiyacı vardır. Tamamen client tarafında çalışsa bile mutlaka bazı ayarlar dinamik, bazı içeriklerde dinamik yönetilmelidir. Bu şekilde olması pratik ve avantajlı olandır.

Örnek vermek gerekirse yaptığını uygulama açılırken cihaz bilgilerini bildirim gönderebilmek için api aracılığı ile backend e göndermelidir. Yada uygulama içindeki bazı bilgileri yada sayfaları api aracılığı ile çekmelidir. Yoksa uygulama statik çalışan ve yönetilemeyen bir uygulama olarak kalır. En basitinden uygulamanızı kullanan kullanıcılara bildirimler göndermek için bile bir yönetim paneline ihtiyacınız olacaktır.

En basit olan bu ihtiyaçları karşılayacak ve işinizi kolaylaştıracak bazı hazır çözümler geliştirilmiştir. Mesela firebase , onesignal gibi platformlar bu işlemleri kolay şekilde halletmenize olanak sağlar. Toplu bildirimler göndermek için bu gibi platformları kullanabilirsiniz. Ancak bazı ayarları dinamik olarak çekmek , bazı içerikleri dinamik olarak uygulamaya getirmek yada kafanızda yer alan özellikleri yönetmek için daha kapsamlı bir yönetim paneline ihtiyacınız olacaktır.

Mesela bu bahsettiğimiz platformlardan firebase de çoğu içeriği yönetebileceğiniz ve uygulama ile konuşan bir api ve arka planda çalışan bir veritabanına sahip olabilirsiniz. Bu durumda uygulamanızı da firebase e göre yazmanız gerekir.

Bazı basit işlemlerde bu tercih edilebilir. Yada sadece push bildirimleri göndermek için onesignal seçebilirsiniz. Ancak şöyle bir düşündüğümüzde biz ne isteriz?

Biz aslında bir uygulamaya sahip olacaksak tüm kontrol bizde olsun isteriz. Bir platforma bağımlı olmasın, bir sistem kapanırsa biz ondan etkilenmeyelim.

Buna geçmişten güzel bir örnek vermek gerekirse, belki duymuşsunuzdur yada duymadıysanız anlatayım bundan birkaç sene önce herkes parse platformu üzerine uygulama geliştiriyordu. Evet çok kolaylıklar sağlıyordu hatta talep üzerinde bizde bazı işler yaptık. Ancak hep içimde bir şüphe vardı bu tip altyapılar kullanırken pratik ama uzun vadede bize ait değil ve bağımlı hale geliyoruz diye. Nitekim bunları düşünürken platform sahipleri sistemi kapatacaklarını açıkladı. İnsanları mağdur etmemek için ise kodları aık kaynak olarak paylaştılar. Yani platform kodlarını. Bu tip altyapılar karmaşık sistemler ve herkese hitap eden sistemler olduğundan kodları anlamak yada sistemi kendi sunucularınızda çalıştırmak o kadar kolay bir iş değil. Bir sorun çıktığında müdahale etmeniz o kadar kolay değil. Birçok insan ise bu platformu ya kurmaya çalıştı kendi sunucularında yada yapılarında değişikliklere gitti. Bildiğim çoğu değiştirdi çünkü en güzel olan sistem yönetebildiğiniz ve hakim olduğunuz sistemdir.

Şimdi bu örneklerden sonra ihtiyacımız olan yönetilebilir sistemin nasıl olması gerektiğinden bahsedelim.

Mobil yada web uygulamaları için ihtiyacımız olan 2 bileşen var. Hatta veritabanını da düşünürsek 3 diyebiliriz.

1 –  Veritabanı : Tüm uygulama ile ilgili verilerinizin saklandığı yer. Bu veritabanı, mssql, mysql, oracle, postgresql gibi veritabanları olabilir.

2 – Yönetim paneli:  Veritabanı ile konuşan ve tim veritabanını yönetmenizi, ayarları değiştirmenizi ve işlemler yapabilmenizi sağlayan web tabanlı arayüz. Bu arayüzün mobil uygulama olması pratik değildir. Web tabanlı olması sebebi genelde bu ayarları mobil haldeyken yapmazsınız. İşinizin başına oturur ayarları yapar ve kalkarsınız. Web tabanlı arayüzler geliştirmek ve güncellemek için daha pratiktir. App store a çıkmanızı da gerek yoktur. Değişiklik için hosting de bulunan kodları değiştirirsiniz ve web yönetim paneli isteğinize göre şekillenir. Ayrıca mobil cihazınızdan da kullanabilirsiniz. Tabi bunun için hazırlanan yönetim panelinin de mobil uyumlu yani responsive dediğimiz şekilde olmalıdır.

3 – Api: Client yani app leriniz ile konuşan sizin görmediğiniz ama web servis dediğimiz kendi response dili olan (xml yada json) bir servistir. Bu serviste yönetim paneli gibi hazırlanabilir ancak arayüzü web gibi değildir. Genelde yazılımcıların yazılımcılar ile haberleştiği bir katman gibi düşünün. Mobil uygulama yazılımcısı bu api yi kullanmak için api yi yazan kişiden api doc ister. Yani api kullanım klavuzu. Mobil yazılımcı direk yönetim panelinden işlem yapamaz – yapmamalıdır. Yada direk veritabanına veri gönderemez. Bunu yapmak için belli kurallar çerçevesinde api yi çağırır. Api ye veri gönderir, api bunu işler ve veritabanına yazar ve api client a yani mobil uygulamaya haber verir. Uygulama sahibi de yönetim panelinden tüm bunları görür bu işlemleri inceler ve yönetir. Yani api bu işe yarar, client app ler ile backend arasında bağlantı kurar.

Şimdi birde yönetim panelimizin neler içermesi gerekir bundan bahsedelim.

Yapacağınız işe göre , ihtiyaçlarınıza göre şekillendirebilirsiniz. Örneğin içerik ağırlıklı bir app var ise mesela Kategoriler ve buna bağlı yazılar var. Bu kayıtları ekleme, silme, güncelleme yapabilmelisiniz. Tüm bu kayıtları kolay şekilde aratabilmeli, sıralatabilmeli,  filtreleyebilmeli, çok kayıt olduğunda da size liste şeklinde sayfalama yaparak gösterebilmelidir. Özetle bu işlemlere kayıt yönetimi diyelim. Bunu içermelidir elbette.

Ancak burada yapacağınız işleri yönetmek dışında olması gereken bazı konular var.

1 –  Güvenlik :

Bu konu genelde atlanan bir özelliktir. Yönetim paneli en çok korunması gereken yerlerden biridir. Buraya sızan bir kişi herşeyi değiştirebilir öyle düşünün. Sıradan bir kullanıcı adı ve şifre ile bu yönetim paneline girmemelisiniz. Bir parola politikası , birden fazla yanlış denemeye – brute force saldırı yani çoklu şifre denemelerine karşı korumalı olması gerekmektedir. Şifrelernizi bu yüzden karmaşık şifreler olarak belirlemelisiniz. Zaten yönetim paneli şifre belirlerken basit şifre girmenize izin vermemelidir.

2 – Yönetici yönetimi ve roller:

Ayrıca ana yönetici olarak farklı yöneticiler yaratabilmeli ve yönetim panelinin belli yerlerini kullanabilme imkanı sağlayabilmelisiniz. Bu yönetim panelini sadece ben kullanacağım diye düşünmeyin. İlerde işiniz büyüdüğünde bu basit özellik yok ise yine ihtiyacınız olacak ve tek kullanıcının olduğu sistemde şu sorunları yaşayacaksınız. Herkes aynı kullanıcı ile işlem yaptığından bir sorun olduğunda kimin ne yaptığını bilemeyiz.

3 – Log:

Bunu anlamak için herkes farklı kullanıcılar ile girmeli ve yönetim paneli altyapınız audit log dediğimiz yönetim loglarını tutmalıdır. Yani kim ne işlem yaptı ne değiştirdi bunu süper yönetici rolundeki kişiler kolay şekilde görebilmelidir. Yani yönetim panelinden süper yönetici roller, izinler , yeni yöneticiler belirleyebilmelidir. Her yönetici tipi farklı işler yapabilir. Bu yüzden yönetim panelinizin her giren kişi için farklı menüler ve haklar ile çalışması gerektiği ortaya çıkar.

4 – Mobil uyumluluk: Bu çok önemli olmasada bilgisayar başında değilken rahat işinizi yapabilmeniz acilen bir ayar değiştirmeniz gerektiğinizde zorlanmamanız açısından yönetim panelinizin mobil uyumlu olması önemlidir.

Bu yazıda yaptırdığınız yada yapacağınız mobil uygulamada yönetim paneli neden önemli ve neleri içermeli onu anlatmaya çalıştım. Sorularınız olursa lütfen çekinmeyin.


Android Uygulama Yaptırma

Android mobil uygulama yaptırmak için neye ihtiyacınız var , ne kadar maliyet olur fiyatları nelerdir bu yazımda bunlara değineceğim.

Öncelikle android uygulaması için yazdığımız bu yazıyı ios içinde düşünebilirsiniz. Sebebi de her iki iphone , ipad yani ios uygulamalarının ve android uygulamalarının ayrı platformlarda yazılması ve iş yükünün hemen hemen yakın olmasındandır.

Mobil uygulama yaptırma fiyatını hesaplamak için öncelikle işi parçalara ayırmak gerekir.

Aşağıdaki örnek maliyetler tahminen 1 ay sürecek normal ölçüde bir android uygulaması geliştirme için hesaplanmıştır.

1 -Mobil Uygulama Tasarım Fiyatları

Tasarım aşamasında yapılacak işin büyüklüğüne kaç ekran olacağına , ne kadar profesyonel olması gerektiğine göre değişkenlik gösterir.

Bir yazılımcıya sadece mockup yani ekran taslak çizimleri vererek bu taslakdan yola çıkaran android ui bileşenlerini kullanarak yol almasını isteyebilirsiniz. Bu durumda tasarım maliyetiniz olmayacak ama karşınıza çıkan ekranlarda görsel olarak sizi tatmin etmeyebilir. Burada iş yazılımcının kabiliyetine kalıyor aslında. Çok güzel birşey de ortaya çıkarabilir eğer çok görsel içeren bir uygulama olmayacak ise yeterli birşey yapabilir.

Ancak splash ekranından başlayarak her ekranın nasıl olması gerektiğini çalıştıracak ve ui (kullanıcı arayüzü) ve ux (kullanıcı deneyimi) düşünerek ekranları hazırlatacak iseniz. Süre üzerinden giderek bir hesaplama yapabilirsiniz.

Diyelim 10 gün sürecek bir tasarım çalışması var. Maliyet hesaplamasını adam/gün üzerinden yaparsak

Adam gün ücreti 200 -500 arasında değişkenlik gösterebilir. Biz burada 300 alalım. 300 x 10= 3000 TL bir tasarım maliyeti çıkacaktır.

2 – Mobil Uygulama Yazılım Fiyatları

Yazılım fiyatları da aynı tasarımda olduğu gibi iş yükü ekranlara göre çıkartılarak yapılır.  Burada her ekran düşünülerek kaç gün süreceği çıkartılır. Yazılımcı maliyetleri düşünüldüğünde ve işi hakkını vererek yaptırmak istediğiniz iyi bir android yazılımcısı için adam/gün ücretleri 400-800 TL arasında değişkenlik gösterebilir.

Biz burada 500 TL den hesap yapalım.

500 x 20 iş günü = 10.000 TL çıkacaktır.

3 – Mobil Uygulama Devreye alım ve destek

Android uygulama yaptırma işi tamamlandıktan sonra uygulama test edilip yayına alınır. Bu aşamada işimiz bitmiyor. Genelde sizlere tavsiyem anlaşacağınız yazılımcı yada firma ile sözleşme yaparak ilerlemeniz. Çünkü yayına aldıktan sonrada bazı hatalar ve eksikler olduğu ortaya çıkabilir. Ne kadar iyi test yapılıp işi teslim alsanızda store a çıktıktan sonra tüm kullanıcıların farklı cihazlar ile yapacağı kulllanım gibi test yapamazsınız. Sadece en iyi testler buna yaklaşabilir ama aynı olmaz. Bu nedenle sözleşmenizde mutaka en az 6 aylık ücretsiz bakım ve destek isteyebilirsiniz. Yapılacak çalışmaya göre tabi bu 6 ay , 3 ayda olabilir ama 3 ayda az olmamasında fayda vardır.

Peki bu süre geçtikten sonra ne olacak? Bu durumda da toplam proje bütçesinin %10 – %20 si arasında değişen yıllık bakım ücretleri devreye girecektir.

Örneğimizde 13.000 TL masrafı olan projemizin yıllık %15 den hesaplarsak 1950 TL ye yakın yıllık masrafı olacaktır.

Bu bakım destek kapsamında sözleşmenizde sonradan çıkabilecek hataların giderilmesi, yeni çıkan kütüphane ve sdk ların projede güncellenmesi, yeni cihaz ve sürümlerin yaratacağı sıkıntıların giderilmesi ve hata raporlarının belli aralıklar ile takibi ve raporlanması olmalıdır.

Özet;

Toplam ilk sene masrafımız

13.000 + sonraki 6 aylık bakım (1950/2) 975 TL = 13975 TL gibi bir masrafı oldu

Sonraki seneler uygulamada ek özellik yada değişiklik istemezseniz 1950 TL destek ve bakım masrafı olacaktır.